
Hipertansiyon ve Kronik Böbrek Hastalığının Böbrek Kanseri ile İlişkisi
Böbrek kanseri, genetik faktörlerden çevresel etkenlere kadar birçok değişkenin etkisi altında gelişen karmaşık bir hastalıktır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı (KBH) gibi yaygın sağlık sorunlarının böbrek kanseri gelişimi ile doğrudan ilişkili olabileceğini göstermektedir. Hipertansiyonun, HIF’in (hipoksi ile indüklenen faktör) düzensizliği, lipid peroksidasyonu ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumu yoluyla böbrek kanseri riskini artırabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.
Hipertansiyonun Böbrek Kanseri ile İlişkisi
Hipertansiyonun böbrek kanseri riskine etkisini inceleyen birçok çalışma, kan basıncı yüksek olan bireylerde böbrek kanseri gelişme olasılığının belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Yakın zamanda yapılan bir meta-analiz, hipertansiyonu olan bireylerde böbrek kanseri görülme sıklığını inceleyen 18 çalışmayı kapsamıştır. Bu araştırmalardan 10’u uzunlamasına analizler içermekte olup, 7’si hipertansiyonun şiddeti ile böbrek kanseri arasında doğrudan bir ilişki olduğunu doğrulamıştır.
Özellikle İsveç (n = 855) ve ABD (n = 759) popülasyonlarında yapılan iki büyük ölçekli çalışmada, hipertansiyonu olan bireylerin böbrek kanserine yakalanma riski hipertansif olmayan bireylere kıyasla sırasıyla 1.2 ve 2.2 kat daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, kan basıncında her 10 mm/Hg’lik artışın böbrek kanseri riskini %10-22 oranında artırdığı rapor edilmiştir.
Buna karşın, bazı çalışmalarda hipertansiyon ve böbrek kanseri arasında doğrudan bir ilişki bulunamamıştır. Örneğin, Leiba ve arkadaşlarının yaptığı 918.965 ergen erkek üzerinde gerçekleştirilen bir çalışmada, 17 yıllık takip süresince hipertansiyon ile böbrek kanseri arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir. Bununla birlikte, obezitenin böbrek kanseri gelişiminde önemli bir faktör olduğu ve obez bireylerde hipertansiyonun da sık görülmesi nedeniyle, hipertansiyonun böbrek kanseri üzerindeki etkisinin doğrudan mı yoksa dolaylı mı olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir.
Hipertansiyon ve Diyastolik Kan Basıncı (DBP) Arasındaki İlişki
Bir çalışmada, diyastolik kan basıncının (DBP) böbrek kanseri riskiyle güçlü bir şekilde ilişkili olduğu gösterilmiştir. İsveçli 289.135 inşaat işçisini içeren araştırmada, DBP’si 90 mmHg ve üzeri olan erkeklerin, DBP’si 70 mmHg veya daha düşük olan erkeklere kıyasla iki kat daha fazla böbrek kanseri riski taşıdığı belirlenmiştir.
Antihipertansif İlaçlar ve Böbrek Kanseri Riski
Hipertansiyon tedavisinde yaygın olarak kullanılan ACE inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri, böbrek kanseri riskini artırabilir mi? Yapılan bir meta-analizde, bu ilaçların her yıl kullanımının böbrek kanseri insidansını %2 artırdığı bildirilmiştir. Ancak bu bulgular, doğrudan ilaçların kansere neden olduğu anlamına gelmeyebilir; aksine, hipertansiyonun süresi ve şiddeti ile ilişkili bir etkiyi de yansıtıyor olabilir.
Kronik Böbrek Hastalığı ve Son Dönem Böbrek Yetmezliği (SDBY)
Hipertansiyon kadar önemli bir diğer faktör de kronik böbrek hastalığı (KBH) ve son dönem böbrek yetmezliği (SDBY)’dir. Özellikle Afrika kökenli Amerikalılar arasında KBH’nin böbrek kanseri gelişme riskini 2 ila 3 kat artırdığı belirlenmiştir.
SDBY ayrıca ölüm riskini de artırmaktadır:
- Diyaliz hastalarında standardize edilmiş mortalite oranı 12.5
- Böbrek nakli alıcılarında ise 7.8 olarak hesaplanmıştır.
Böbrek nakli yapılan hastalarda, transplante edilen böbrekten ziyade kendi böbreklerinde böbrek kanseri gelişme riski daha yüksektir. Bu durum, immünosupresif tedavilerin ve organ reddini önlemeye yönelik kullanılan ilaçların uzun vadeli kanser riskleri ile ilişkili olabilir. Son 30 yılda bu hasta grubunda böbrek kanseri insidansında anlamlı bir azalma görülmemiştir.
Edinilmiş renal kistik hastalık, SDBY hastalarında yaygın bir bulgu olup, bu durumun böbrek kanseri gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Diyaliz hastalarında böbrek kistlerinin sık görülmesi ve bu kistlerin malignleşme potansiyeli, böbrek kanseri riskini artıran önemli bir faktördür.
Hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı, böbrek kanseri gelişimiyle doğrudan ilişkili olabilecek iki önemli sağlık sorunudur. Kan basıncındaki artış, oksidatif stres, inflamasyon ve genetik değişiklikler yoluyla böbrek kanseri riskini artırabilir. Ayrıca, kronik böbrek hastalığı ve diyaliz sürecindeki hastalar için kanser riskinin yüksek olması, bu popülasyonda daha yakından izleme gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Böbrek kanseri riskinizi azaltmak için:
- Kan basıncınızı düzenli olarak kontrol edin ve yönetmeye özen gösterin.
- Dengeli beslenme ve düzenli egzersizle obeziteyi önleyin.
- Sigara ve alkol tüketiminden kaçının.
- Böbrek sağlığınızı korumak için yeterli su tüketin ve böbrek fonksiyonlarını düzenli olarak takip ettirin.
Böbrek kanseri, erken teşhis edildiğinde başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Risk faktörlerinizi anlamak ve gerekli önlemleri almak için bobrekkanseri.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.